üste geri dön
Anonymous: YAZI YAZMIŞSIN KAOS GL'DE YAZI YAZMIŞSIN İKİ AYDIR PERŞEMBELERİ BEKLİYORUM YAAA ÇOK MUTLU OLDUM VEYVEEEEE

baskılara dayanamadım… şaka şaka. aslında başka bi yazıyla ilgili notlar alıyorum ama bu biraz rahatlatsın onu daha kolay tamamlayayım diye yazdım. ^_^ 

herkes sussun show tv’de evrim akın cengiz kurtoğlu’nun evine gitmiş üstelik bonu olarak arif susam var AAAAAA. susun.

hayaller dörde kadar toplanmayan pazar kahvaltısı hayatlar kim çıkacak bu yataktan hayatlar soğuk taşa çıplak ayakla basmak be

hayaller pazar günü eşimle kovboy filmi izlemek hayatlar yapayalnız ve geç uyanıp kahvaltı etmek bile istememek bu ne 

Anonymous: Sen ankaraya gitmiyosun neden özlemedin mi sevgilini

gidecem gidecem. 

Anonymous: Kim inkar eder ki yaşanmaz aşklar sonbaharda

bendeniz benim çocukluk aşklarımdan. yapma böyle. 

veyvemilaketu:

bilge ağlıyordu, hikmet susuyordu. bilinmeyen bir süre geçtikten sonra birden kapı vuruldu. hikmet, dalgın gözlerle kapıya yürüdü. ne yaptığını düşünmeden kapıyı açtı. sevgi içeri girdi. sevgi? dalgınlığından kurtulamadı. işte bir olay, diye düşündü. başım ağrıyor. sevgi, bilge’yi görünce bir an gözlerini kapar gibi oldu. başını çevir, bakma. kulağımın dibinde konuşuyor, beni beklemiyordun galiba, diyor. sevgi odaya şiddetle bakıyor, bu bakışlar gözümü kamaştırıyor. bozulmuş yatağı ve bilge’nin ıslak gözlerini gördü. olduğu yerde bekliyor. benden bir şeyler bekliyor. kımıldamalıyım ve mucizeler yaratmalıyım. bugün yaptıklarım yeter albayım. ben soyut üzüntülerden yanayım. kolunu kaldır, bir işaret yer de sevgi otursun oturdu; demek bir şeyler yaptım. bilge’ye nasılsın diyor, ne yapıyorsun diye soruyor. biraz önce yatıyorduk. kim dedi bunu? hayır, kimse söylemedi. bilge hiç cevap vermedi; yaman kadındır, içgüdüleri kuvvetlidir. ben olsam hesap vermeğe kalkardım: şey, sevgi, ben istemedim ama hikmet’le aramızda anlamsız bir tartışma başlamıştı, yatmaktan başka çare kalmamıştı. fakat gene kavga ettik işte, ben ağladım, ayrıca senin geleceğini bilmiyordum, hikmet söylememişti, yatağı düzeltecek vakit olmadı, çok söz girdi araya, çok oyun oynandı. sevgi sana bakıyor, hayır ikimize bakıyor, başımızı önümüze eğiyoruz, suçlu muyuz? suçluyuz, neden kızıyorsun sevgi? sayfalar karıştı, sen daha önce gelseydin şimdi sen başını eğecektin, zaman her şeyi hallediyor, insafsız olma, ayrıcalık isteme, onu unutamadım, bize öfkeyle bakma, bilge’ye öfkeyle bakma. çıksam? sizi başbaşa bıraksam. yaparsın. senden her şey beklenir. çoktandır birbirlerini görmediler de. belki özlemişlerdir. ha-ha. kimse gülmüyor. o halde sonum geldi. isterseniz ben gideyim, diyor sevgi. sana bakıyor, bilge’yi kov demek istiyor. bilge hoşt. ha-ha. gene kimse gülmedi mi? bilge benden ne bekliyor? insan gibi davranmamı bekliyor. hikmet gibi davranmamı bekliyor. hangi hikmet gibi? hikmet vi gibi mi. vii gibi mi? yapamam. şaşırırım. benden bir şey bekleniyor. işte bir olay. işte artık davranmalısın. kusura bakmayın, kendi başınızın çaresine bakın. bana acıyın. kimseye bir şey olmaz. bana olur. bir şey söylemeyecek misin hikmet? diyorlar sana. kim diyor? gerçekten duymuyorum. ölüyorum. sevgi konuşuyor. bir şey yapmalıyım. bir oyun. bulmalıyım. sevgi ayağa kalktı, gidiyor. hayır gitmiyor: ben gidiyorum, diyor. bilge de kalkıyor. beni savunmadın diyor, ya da demek istiyor. beni yalnız bıraktın, beni savunmadın. gidin bakalım! sizi ben mi çağırdım? evet, sen çağırdın; yalanların bir araya geldi. seni kimse kurtaramaz. bütün yakınmaların sahte. bilge gideceğini söylüyor. onu daha önce düşünmeliymiş, buraya gelmemeliymiş. sevgi böyle diyor. siz konuşun, ben bir sigara alıp geliyorum.

(via the-inspired-lesbian)

(via the-inspired-lesbian)

sen böyle güzel uyurken benim bu uyanıklığım katlimi vacip kılar, hüzün davete icabet eder. ben ağlarım. sana ne bundan. yüzünü çevir, bu şehrin öteki yüzüne. 

sabah olsun, neden neden neden diyelim, hiçbir şey yok gibi çoraplarımızı giyelim. 

yazıcam, yazıcam. görsen de görmesen de. mübalağa yapmayarak kanımın son damlasına kadar derdim ama kan tutar beni. beni neler tutmadı da kan tutar. tutmasaydı, kolaydı. tutar.

neyse, ağladım, sonunda. saat 04:05, evin her yerinde sigara aradım ve bulamadım. birkaç gündür ağlamayı bekliyordum. bilenler bilirler, buralarda binlerce kez anlattım. ağlarım ve zaman mekan seçmem aslında. orada, burada, halıda yatarken, balkon yıkarken, dışarıda, metroya yetişmek için 565’ten koştururuken, fakülteye yürürken, kapıların eşiklerinde, kapıların aşıklarında, ayırmadan hiçbir yeri ağlarım. bu yüzden birkaç gün bana ağır da geldi. her şey gördüğüm kabusa ağlayamamla başlamış ve bitmemişti. bitmedi yani, kabuslar görüyorum inanamazsınız. elimi uzatıyorum. körkütüğüm ben hiç mi belli olmuyor, diye soruyorum ama kendime, döndüğüm döndüğüm ama döndüğüm bu sema sensin döndüğüm hiç mi belli olmuyor diye, hiç mi belli olmuyor? 

merhaba, ona küçük sürprizler yapını abarttım evde küçük yükseller küçük eylem başlangıç yerleri yaratıyorum. 

merhaba, ona küçük sürprizler yapını abarttım evde küçük yükseller küçük eylem başlangıç yerleri yaratıyorum. 

az önce Meló de Mucveria ismini verdiğim bi yemek yaptım bunun halk arasındaki adı FIRINDA KABAK MÜCVERİ olabilir ama pek ilgilenmiyorum sanatımla ayaktayım 

THEME BY PARTI